İsmail's profileComputer The system spec...PhotosBlogListsMore Tools Help

Custom HTML

BU KADARCIKMI ZİYARET ETTİNİZ??? Free Site Counters
Free Site Counters

Computer The system specialist

İsmail Demirtaş

Occupation
Location
Interests
sefil bir nazara geldim nargile içinde duman
baharsız sevişme edasındayım kimsesiz
izah edemiyor durumumu hiçbir argüman
ya bitir bu gelişmeyi kökünden ya da kısa dalga
birşeyler çalsın yine eskisi gibi radyolarda
hani mega hertz filan bazı sırlar veriyordu
metalik sesleri ve bordoları olan saygın adamlar

aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde
el tutmak yol açıyor diye hesapsız susmalara
kaldırdık tüm tutuşmaları
yasak kelime oyunu yapmak
yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak
artık yağmur sonraları toprak kokmak yasak
tomurcuklanmak günah ve bir insan sözü
yüzünden yüz gün ard arda uyumamak.

kimse ölmesin diye kimsenin aklında
her sevdalı verdiği sözü geri alacak
güneş' i ay' ı hatta hiçbir tabiat olayı
şahit gösterilmeyecek hiçbir sevdaya
ne deniyorsa onu atacak kalp
ve süresi yirmi dört saate çıkarılacak
meskun mahalde ağlamanın
ne verdin de ne istiyorsun yazacak ilkokul fişlerinde
ve her gün her sevişmede veresiye değil
peşin satan kazanacak !

Reloj Digital

Loading...
6/6/2008

★GELİŞİM PSİKOLOJİSİ★

2
 
≋ PSİKOLOJİ AKIMLARI ≋
1. Yapısalcılık: Temsilcisi W. Wundt’ tur.
●İnsan davranışlarının kontrollü koşullarda (laboratuar) gözlenmesine yönelik çalismalar yapmıştır.
●İnsan zihni çesitli bilinç ögelerine ayrılır. Psikolojinin amacıbilinç ögelerini” birleştirmek ve çözümlemektir.
●Bilinci çözmek için “içe bakış yöntemi” kullanılmaktadır.İçsel duygular,sezişler ve düşünceler üzerinde odaklanmıştır.
2.Davranışçılık:Temsilcileri Watson,Pavlov,Skinner’ dir.
●Davranışçı görüş yapısalcılığı yetersiz görerek,sezgilerin,duyguların ve düşüncelerin gözlenemeyeceğini iddia ederek içe bakış yöntemini reddetmiştir.
●Psikolojinin “gözlenebilen ve ölçülebilen” davranışlar üzerinde çalisilmasi gerektiğini açıklar.
●Davranışın niçin olduğuna değil, nasıl olduğuna önem vermiştir.
●Çevredeki uyarıcı koşullara önem vermiştir. Uyarıcı-tepki-pekiştirme ilkesine göre davranışı açıklamıştır.
3.Psiko-analitik Yaklaşim(=Psikanaliz):Temsilcileri Freud, Erikson’ dur.
●Davranışın sebeplerini “bilinç dışı” etkinlikler (biyolojik etkenler) açısından ele almıştır.
●İnsan iki temel içgüdünün etkisinde davranmaktadır. Cinsellik ve saldırganlık. Toplum tarafından hoş karşilanmayan bu duygulara ait istekler bilinç dışına itilirler ve arada kaybolmazlar.
●Kişiliğin oluşumunda ve olayların analizinde “çocukluk yaşantıları (0-6)” ve bu dönemdeki anne-baba tutumunun önemi üzerinde durur.
●Erikson’a göre kişiliğin oluşumunda ve gelişiminde biyolojik etkenler ile birlikte sosyal çevre de(toplumsal etmenler) önemlidir.(Psiko-sosyal gelişim kuramı)
●Erikson’a göre benlik gelişimi dönemler halinde olur.Her dönemin,atlatılması gereken çatisma(kriz) alanları bulunur.
●Bireyin gelişiminin yaşam boyu sürdüğünü savunmuştur.
4.Bilişsel Yaklaşim:Temsilcileri Gestalt Ekolü,Piaget,Bruner,Ausubel’dir.
●Bireye ve davranışlara “bütünsel” bakmışlardır.
●Davranışları zihinsel bir süreç içinde ele almışlar,ilgi,algı,düşünme,kavrama gibi süreçlere yer vermişlerdir.
5.İnsancıl(=Hümanist) Yaklaşim:Temsilcileri Maslow,Rogers,Kholberg’ dir.
●Psiko-analitikçilerin insanın tehlikeli bir varlık olduğu görüşüne karşi çikarak,insanın değerli olduğu görüşüne karşi çikarak,insanın değerli olduğu ve doğasının iyilik temelleri üzerinde kurulu olduğu görüşünü ileri sürmüşlerdir.
●Davranışların temelinde ihtiyaçlar (güdüler) bulunur.
●Birey “kendisini gerçekleştirmeye” çalisan bir varlıktır.
●Bireylerde “algılama ve benlik kavramı(tasarımı) “ üzerinde durur.
●Birey tek ve benzersizdir,değerlidir.Eğitim,birey(ögrenci) merkezlidir.Eğitim bireylerin potansiyelinin ortaya çikarilmasina ve kişisel gelişimine yardımcı olmalıdır.
6.Nörobiyolojik Yaklaşim:Temsilcileri James,Hebb ‘ dir.
●Davranışların incelenmesini beyin,sinir sistemi,beyin hücreleri(nöronlar) arasındaki sinaps bağlarına göre ele almışlardır.
 
KAVRAMLAR
Gelişim:Bireyin döllenmeden başlayarak bedensel,zihinsel,duygusal,sosyal yönlerden geçirdiği sürekli ve düzenli değişimdir.Gelişim bir süreçtir.
Gelişme:
Büyüme,olgunlaşma,hazır bulunuşluluk,ögrenme etkileşimlerinin bir ürünüdür.
Gelişme bir üründür.
Olgunlaşma ve öğrenme olmadan gelişim olmaz.Örnegin bir çocugun ağaca tırmanması devinsel bir gelişmedir.Çocuk kas ve kemikleri yeterli büyüklüğe ve olgunluğa erişmeden ağaca tırmanmayı ögrenemez.Kas ve kemikleri yeterli olgunluğa eriştikten sonra ağaca tırmanmayı ögrenmemisse de ağaca tırmanma davranışını gösteremez.Demek ki,gelişme;ögrenmeyi ve olgunlaşmayı kapsayan temel bir kavramdır.
Gelişme organizmadaki hem nitelik hem de nicelik olarak meydana gelen değişmeleri içerir.
Büyüme:
Vücudun sadece boy,kilo ve hacim olarak artmasıdır.
Bireyde fiziksel özelliklerdeki değişmedir.
ör Bir bebeğe,doğduktan bir ay sonra ağırlık ve boy uzunluğu bakımından artış göstermesi.
Büyüme ile gelişim kavramları arasındaki temel fark,büyümede sadece niceliksel değişim gözlenirken,gelişmede ise niceliksel ve niteliksel değişiklik beraber olur.Yani büyümede fiziksel değişim(boy,ağırlığının artması,iç organların değişmesi) vardır.Gelişlimde ise fiziksel özelliklerin yanı sıra zihinsel,duygusal,sosyal özellikleri kapsar.
ör Bir çocugun somut işlemler döneminden sonra soyut işlemler dönemine girip soyut düşünebilmesi onun büyüdüğünü göstermez.Çünkü bu özellik nitelikseldir.
Olgunlaşma:
Bireyin organlarının ögrenmenin etkisi olmaksızın tamamen biyolojik ve kalıtımsal olarak kendilerinden beklenen fonksiyonları yapabilecek düzeye ulaşmasıdır.
Yani yaşa bağlı olarak organizmanın kendisinden beklenen davranışı yerine getirebilecek duruma gelmesidir.
ör Ana okuluna giden bir çocugun parmaklarıyla makas tutabilecek düzeye gelmesi bir olgunlaşmadır.
Olgunlaşmada “fiziksel gelişim ve bilişsel gelişim” diye 2 boyut vardır.
Olgunlaşma büyük oranda öğrenme yaşantıları ve çevresel faktörlerden bağımsız olarak org. belli bir yetkinliğe ulaşmasıdır.
Olgunlaşmanın sonucunda meydana gelen davranışlar ögrenme olarak sayılmazlar.
Olgunlaşmada öğrenmenin etkisi yoktur.
ör Başlangıçta annesinin yardımıyla beslenebilen,kaşigi kullanamayan bir çocuk belirli devimsel ve zihinsel gelişlimi sağladıktan sonra kendisi kaşigi alıp tabağa uzanarak beslenmeyi ister ve kendi kendine dökmeden yiyebilir.
Hazır bulunuşluluk:
Hazırbulunuşluluk;bireyin zihinsel,sosyal ve bedenen ögrenmeye hazır dönemde olması demektir.
Hazırbulunuşluluk olgunlaşmayı,duyuşsal özellikleri(ilgi,tutum),bireyin konuyla ilgili ön öğrenmelerini ve bireyin genel sağlık durumunu kapsar.
ör Bir çocugun bisiklet kullanmaya hazır olması için yani hazır bulunuşluluğu için;
- Büyük kasların bisiklete binmek için gerekli olgunluğa ulaşması.(olgunlaşma)
- Birisinin bisiklet binmeyi göstermesi veya ögretmesi.(ön ögrenmeler)
- Bisiklete binmeyi istemesi.(duyuşsal özellikleri)
- Bisiklete binmek için genel sağlık durumunun elverişli olması gerekmektedir.(sağlık)
Ögrenme:
Bireyin çevresiyle etkileşimi sonucu meydana gelen nispeten kalıcı izli davranış değişikliğidir.
Bireyin davranışlarında yaşantısı yoluyla kalıcı izli değişikliktir.
ör Çocugun düzgün bir şekilde kalem tutabilmesi için el ve parmak kaslarının,kemiklerinin yeterli büyüklüğe ve olgunluğa erişmesi yetmez.Çocugun kalemin nasıl tutulduğunu görmesi,kalem tutma denemelerini yapması,düzgün tuttuğunda bundan haberdar edilmesi,pekiştirilmesi gerekir.
Gelişimin sağlanabilmesi için,çocugun çevresiyle belli düzeyde etkileşimde bulunmasına yani ögrenmesine ihtiyaç vardır.
Kritik Dönem:
Bireyin yaş değişkenine göre ögrenmesi gereken davranışları sergileyebilmesi için avantajlı(uygun) olduğu dönemdir.
er birey sergilemesi gereken söz konusu yeteneği bu dönemde kazanamazsa ileriki yıllarda kazanması daha da zor olur.
ör “1800’lü yıllarında Fransa’nın dağlarında hayvanlar tarafından büyütülmüş 10-11 yaşlarında bir çocuk bulunur.Bulunduğunda hayvanlar gibi dört ayak üstünde yürütülmekte,insanlardan korkmaktaydı hiçbir dili konuşamamaktaydı.Eğitimcilerin yoğun çabalarina karşi 5 yıllık bir eğitim sonunda sadece birkaç kelime ve adı ögrenebilmistir.İnsanlarla ilişki kurmayı kendi başina yaşamayı ögrenemedi.Bu çocugun ögrenememesinin sebebinin nedeni kritik dönemindir.
ör Bebeğin yürümesi için 1-2 yaş arası kritik dönemdir.
●Diğer bir tanımla,çocuklar bazı gelişim dönemlerinde ve yaşlarda belli tür ögrenmelere karşi yüksek duyarlılık gösterme eğilimindedirler.Çevre etkilerine karşi daha duyarlıdırlar ve çevrede düzenlenen ögrenme yaşantılarını diğer dönemlerden daha hızlı kazanabilirler.
●Burda can alıcı nokta zamanlama r.Eğer ögrencilere yaşamlarının belirli zamanlarında ögrenme fırsatları sağlanamasaydı gelişim ya yavaşlayabilir ya da tamamen durabilir.
 
SONUÇ
Gelişmede önce büyüme ve olgunlaşma,sonra ögrenme oluşur.
Olgunlaşma ögrenmenin temelidir.
Olgunlaşma kalıtımsal(genetiksel) özellikler taşir.
Olgunlaşma kişinin doğuştan getirmiş olduğu potansiyelin zaman içerisinde ortaya çikmasini ifade eder.Kişinin herhangi bir çaba göstermesine gerek yoktur.Kendiliğinden meydana gelen bir süreçtir.
Hazır bulunuşluluk olgunlaşma ve ögrenme etkileşiminin bir sonucudur.
Gelişim:Org. bedensel,zihinsel,dil,duygusal ve sosyal yönlerden düzenli ilerlemesidir.Gelişim bir süreçtir.
Gelişme:Olgunlaşma, büyüme ,ögrenme etkileşiminin bir ürünüdür.Gelişme bir üründür.
 
GELİŞİM İLKELERİ
1.Gelişim,kalıtım ve çevre etkileşiminin bir ürünüdür:
Bireyin gelişimi,kalıtımdan getirdiği özellikler(saç rengi,göz rengi,cinsiyet,beden biçimi) ile çevreden edindiği bilgi,beceri, ve tutumların etkileşmesiyle şekillenir.
ör Kalıtım yoluyla getirilen zekâ kapasitesinin tam olarak kullanılabilmesi için,bireyin bilişsel gelişimini besleyen bir çevre içinde etkileşimde bulunması,zengin yaşantılar kazanması gerekmektedir.
2.Gelişim süreklidir ve belli aşamalarda gerçekleşir:
Gelişim canlıyla birlikte başlar,sürekli devam eder.Gelişimde her aşama kendinden öncekine dayalı,kendinden sonraki aşamaya hazırlayıcıdır(temeldir).Ancak bu gelişim aşamaları birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış değildir.Birbiriyle iç içe girmiş olabilir.
ör Somut işlemler dönemini yaşayan bir çocugun bir sonraki aşama olan soyut işlemler döneminin alt yapısı kurulmuş olur.
3.Gelişim nöbetleşe devam eder:
Çeşitli dönemlerde gelişim alanları nöbetleşerek ön plana geçebilir.Bir gelişim alnının çok hızlandığı dönemlerde,diğerleri duraklama gösterebilir.
ör Yürümenin ön plana çiktığı dönemde,konuşma duraklama eğilimi gösterebilir.
4. Gelişim baştan ayağa,içten dışa doğrudur:
Önce başın hareketi kontrol edilir.Daha sonra göğüs,karın,bacaklar ve ayağın kontrolü sağlanır.Ayrıca,önce beden ve iç organların,daha sonra dışa doğru olan kolların gelişimi sağlanır.
5.Gelişim,genelden özele doğrudur:
Çocuklar önce tüm vücuduyla hareket eder,büyük kaslarını kullanır.Daha sonra belli etkinlikle ilgili organını kullanabilir hale gelir.Örnegin,çocuk top oynarken önce bütün vücuduyla topu tutar.Daha sonra küçük kasları geliştikçe sadece elleriyle hatta parmaklarıyla topu tutabilir hale gelir.
6.Gelişimde kritik dönemler vardır:
Org. bazı gelişim alanlarında,ögrenmeye ya da gelişmeye eğilimli olduğu belli bir zaman dilimi vardır.Bu dönemde org. çevre etkilerine daha çok duyarlıdır ve daha hızlı ögrenir.
ör Okul öncesi dönem,zihinsel gelişim ve dil gelişimi için kritik dönemdir.
7.Gelişim bir bütündür: Gelişimin bütün alanları bir bütün halindedir,birbiriyle etkileşim içindedir.Bir gelişim alanındaki olumlu ya da olumsuz bir özellik diğer gelişim alanlarını da aynı yönde etkiler.
ör Fiziksel bakımdan güzel bir çocuk,başkalarının yoğun ilgisini çeker,sevilir.Sevilen çocugun duygusal gelişimi olumludur.Kendine güven duyar.Başkalarını sevebilir ve olumlu ilişkiler kurabilir.Bu nedenle,sosyal gelişimi de olumlu bir şekilde etkilenir.
8.Gelişimde bireysel farklılıklar vardır:
Her bireyin gelişim hızı aynı değildir.Gelişme,olgunlaşma ve ögrenmenin etkileşiminin bir ürünüdür.Olgunlaşmayı büyük ölçüde kalıtım,ögrenmeyi ise çevre etkileşimleriyle kazanılan yaşantılar belirlemektedir.Her bireyin biyolojik kalıtsal mirası ve etkileşimde bulunduğu çevrenin farklı olması nedeniyle,gelişimin de farklı olması doğaldır.
9.Gelişimin hızı,dönemlere göre değişir:
Örnegin bebeklik çagindaki gelişim ergenlik çagindaki gelişime göre daha hızlıdır.
ör Kimi çocuklar 10 aylıkken,kimileri de 13 aylıkken yürüyebilirler.
vSonuç olarak gelişimde gözlenen bireyler arasındaki farklar normal karşilanmalıdır.
3/12/2008

Sigara, 2100 yılına kadar 1 milyar kişinin ölümüne sebep olabilir

İŞ ADAMLARI AKADEMİSİ AÇILIŞI 008

 

20. yüzyılda sigara kullanmaya bağlı rahatsızlıklardan 100 milyon kişinin öldüğü tahmin edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, bir raporunda devletlerin lüzumlu tedbirleri almamaları durumunda, 21. yüzyılda sigara kullanımı sebebiyle 1 milyar kişinin ölebileceğini belirtmektedir. Dünya devletleri, sigaradan yılda 200 milyar dolardan fazla vergi toplamakta, ancak bu miktarın 500’de birinden daha azını sigara kullanımının kontrolüne harcamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporunda devletlere konuyla alâkalı altı tavsiyede bulunulmaktadır:

1- Sigara vergilerinin ve fiyatlarının yükseltilmesi,
2- Sigara reklâmlarının, promosyonlarının ve sponsorluklarının yasaklanması,
3- Fertlerin pasif sigara içiciliğinden korunması,
4- Kişilerin sigara kullanımının tehlikeleri hakkında uyarılması,
5- Sigarayı bırakmak isteyen içicilere yardımcı olunması,
6- Sigara kullanımının yaygınlaştığının anlaşılabilmesi ve azaltılabilmesi için tütün kullanımının takip edilmesi.

Günümüzde akciğer kanseri, kalb hastalığı ve çeşitli rahatsızlıklar sebebiyle yılda 5,4 milyon kişinin ölümü sigara kullanımı ile irtibatlıdır. Tütün kullanımı kontrol altına alınmazsa, bu sayının 2030 yılına kadar yılda 8 milyona çıkacağı tahmin edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, sigara tiryakilerinin en fazla olduğu ülkeler arasında Türkiye 10. sıradadır.

 
DIAVOLO  
Photo 1 of 31

Video

No content has been added yet.

PacMan Flash Game

Loading...

Kill The Mosquitos

Loading...

Weather

Loading...
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
秋香wrote:
hello I am  a  chinese girl .
Nece to meet you  .
Best wish  FOR 微笑 you 
June 29
carmenwrote:

Image and video hosting by TinyPic

Image and video hosting by TinyPic

HOLA!!

PASÉ  POR AQUI PARA SALUDARTE Y

DESEARTE UN MAGNIFICO Y FELIZ FIN DE SEMANA

BESITOS!!

Apr. 18
sabayjaiwrote:

SABAYJAI SPACE

hI

Mar. 12
Mar. 11
Hello,
Beautiful Weekend
Mar. 7
Hi,
Have a great week

Luv kitty...x
Mar. 3

Custom HTML

PORSCHE İŞİNİN HAKKINI VERMEK----- 1983 yılında Porsche yeni arabasını piyasaya sürer. 2 ay sonra bir müşterisinden bir şikayet mektubu alır.Müşterinin şikayeti; “Ne zaman çikolatalı veya meyveli dondurma alsam döndüğümde arabam çalışmıyor oysa vanilyalı dondurma aldığımda ise çalışıyor ve her seferinde aynı durumla karşılaşıyorum.” Bunun üzerine Porsche bir mühendisi bunu araştırması için görevlendirir ve mühendisle müşteri her akşam dondurma almak için markete giderler. Gerçekten de çikolatalı veya meyveli dondurma aldıklarında araba çalışmıyordur, vanilyalı aldıklarında ise rahatlıkla çalışır. Mühendis başta bu olaya bir anlam veremez fakat bir ay sonra durum anlaşılır. Yeni model Porsche arabalarda kullanılan soğutma sistemi hemen devreye giriyor ve motor belli bir ısıya düşene kadar motoru kilitliyordur. Markette en çok talep edilen dondurma vanilyalı olandır ve her zaman vanilyalı dondurma tezgahı önünde uzun kuyruk oluyordur. Porsche sahibi kuyrukta beklediği süre boyunca motorun soğuması da tamamlanmış oluyordur. Fakat çikolatalı ve meyveli dondurma aldığı zamanlarda hemen arabasına dönüyor ama arabası çalışmıyordur. Durum açıklığa kavuştuktan sonra piyasadaki tüm yeni modeller toplatılır ve sorun halledilir. Müşterisinin -başta saçma sapan gibi görünen- şikayetine, bence Porsche’nin gülüp geçmek yerine işte verdiği önem ortada.Neyse valla biraz daha para biriktirmek gerekir ya alabilmek için sıkalım dişimizi.